Türk Hekim, Dünya Tıp Literatürüne Girdi!

PAYLAŞIN

Türk hekim, dünya tıp literatürüne girdi!

Türk hekim, dünya tıp literatürüne girdi Doç. Dr. Fuat Büyükbayrak, MDS (Myeloblastik Displastik Sendrom) hastasına yaptığı açık kalp ameliyatıyla dünya tıp literatürüne girdi. PaylaşTweetlePaylaşGönderYorum Yap 12 Kasım 2015 11:22

Ayakkabı sanayinden emekli ve bu yaşına kadar hiçbir sağlık problemi yaşamamış 60 yaşındaki Ahmet Aydın, geçtiğimiz sene gittikçe artan yorgunluk ve göğüs ağrısı şikayetiyle hastaneye gitti. Kalp rahatsızlığı ile başlayan, MDS (Myeloblastik Displastik Sendrom) tanısıyla devam eden ve hastanede yapılan açık kalp ameliyatıyla sağlığına kavuşan Ahmet Aydın; MDS hastalığı olup kalp ameliyatı yapılan yedinci hasta olarak dünya tıp literatürüne girdi.

Geçtiğimiz yıl yorgunluk ve göğsünde ağrı şikayetleriyle hastaneye başvurduğunu söyleyen Ahmet Aydın, “Şikayetlerim giderek artıyordu. Kardiyoloji bölümüne gittim. Anjiyo yapılmasına karar verildi ve kan değerlerime bakıldı. Çok düşük olduğu ve bu değerlerle anjiyo yapılamayacağı için dahiliye bölümünde tedavi olmamı istediler. Bir aylık tedaviye rağmen kan değerlerim yükselmedi ve şikayetlerim devam etti. Bilinmeyen bir kan kaybı olabileceği şüphesiyle gastroenteroloji bölümüne yönlendirdiler. Endoskopi ve kolonoskopi yapıldı. Bunların sonucu da temizdi. Bu sefer hematolojiye gönderdiler. Orada kemik iliğimden biyopsi yapıldı.

Patoloji sonucuna göre MDS’ye bağlı Refrakter Anemi tanısı konuldu. Kemik iliğim yeterli kan hücresi üretmiyordu. Bu süreçte kalp problemlerim de artarak devam ediyordu. Gittiğim bütün kardiyoloji uzmanları anjiyo yapılması gerektiğini söylüyorlardı; ancak kanama kontrolü zor ve enfeksiyon riski çok yüksek olduğu için anjiyo yapmaktan kaçınıyorlardı. Hisar Intercontinental Hospital Kardiyoloji Bölümü’ne geldik. Doç. Dr. Yılmaz Güneş anjiyomu yaptı; 3 damarım tıkalıydı. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Fuat Büyükbayrak’la konuştuk ve kendisi hastalığıma rağmen bu operasyonu yapabileceğini söyledi. Sonrasında ameliyat planım yapıldı. Hematoloğumun kontrolünde gerekli kan transferi yapılarak ertesi gün ameliyata alındım. 1 gün yoğun bakımda kaldım. Doktorlarımız cesaret etti ve çok şükür bu ameliyatı sağlıkla atlattık” dedi.

MDS hastasına yaptığı operasyonla dünya tıp literatürüne yedinci vakayı gerçekleştiren Hisar Intercontinental Hospital Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fuat Büyükbayrak; "Hastamız önce göğüs ağrısı şikayeti nedeniyle hastaneye gitmiş; anjiyosunu yapmaktan kan değerlerinin düşüklüğü nedeniyle kaçınılmış. Bu tür vakalardan kaçınılmasının temel nedeni enfeksiyon riskidir. Kanama problemini çözebilirsiniz; ancak bu hastalarda bağışıklık sistemi çok zayıf olduğu için en ufak bir enfeksiyon riski ciddi sonuçlar doğurabilir. MDS hastalarının yoğun bakım sürecinin tek kişilik yoğun bakım odalarında ve çok özel takip edilmesi gerekir. Hastamız bize başvurduğunda anjiyosu yapıldı. 3 damarında ciddi darlıklar olduğunu gördük ve by-pass yapılması gerektiğini kendisiyle de paylaştık. MDS hastalarında daha önce 4 tane koroner by-pass 2 tane de kapak ameliyatı yapılmış.

Bizimki beşinci koroner by-pass hastası oldu. Türkiye’de yapılmış ve literatüre girmiş böyle bir vaka yok. Bu nedenle Türkiye’deki ilk vakayı bizim yaptığımızı söyleyebiliriz. Ancak hastamızın MDS hastalığı nedeniyle 100 bin civarında olması gereken trombosit sayısı 18 bin; 7 bin civarında olması gereken lökosit sayısı ise 2 bin civarındaydı. Hastamızı ameliyata hazırlamak için hematoloji uzmanıyla iletişime geçerek tedavi şemasını düzenledik. Trombosit yıkımı söz konusu olduğu için hastamıza gerekli trombosit ve lökosit değerlerini içeren kan transferinin yapılmasının hemen ardından ameliyata aldık. Hastamızın 3 damarına by-pass yaptık. Ameliyat sürecinde ihtiyacı olan taze kan, trombosit gibi hayati destekleri hazır bulundurduk. Gayet başarılı geçen bir operasyon ve 1 günlük yoğun bakım sürecinin ardından hastamızı servis katımıza aldık. Herhangi bir enfeksiyon problemi yaşamadık. Hastamızın çıkıştan sonraki tedavi sürecini de hematoloğuyla birlikte belirledik; birkaç gün içerisinde kontrollerini de tamamlayarak taburcu etmeyi düşünüyoruz’ ifadelerini kullandı.

MDS NEDİR?

MDS, kemik iliğinin yeterince sağlıklı kan hücresi üretmemesine neden olan kemik iliği hastalığıdır.65 yaş üzerinde görülen hastalık; gençleri de etkileyebilir. Kemik iliğinin fonksiyonu, kırmızı kan hücresi, beyaz kan hücresi ve plateletler olarak adlandırılan üç tür kan hücresinin kaynağı olan hücreleri üretmektir, bu olgunlaşmamış hücreler normalde kırmızı kan hücresi, beyaz kan hücresi ve platelet olan fonksiyonel matür (olgun) hücrelere dönüşür. MDS’de olgun olmayan kök hücreler kemik iliğinde birikir ve bu hücrelerin ömrü kısalmış olabilir, bu da dolaşımdaki olgun kan hücrelerinin azalmasıyla sonuçlanır. Kan hücreleri sayısındaki azalma sitopeni olarak adlandırılır ve enfeksiyon, anemi, kanama ve kolay çürükler gibi MDS hastalarının yaşadığı belirtilerin sorumlusudur. MDS’de dolaşımdaki kan hücrelerinin sayısının azalmasının yanı sıra dolaşımdaki kan hücreleri hücrelerin görünüm ve morfolojisindeki normal dışı şekillenme nedeniyle uygun fonksiyon gösteremeyebilir. 

Yazar Hakkında

İbrahim Gökçek

Özel kesme teknikleri ile alınan bitkiler çeşitli işlemlerden geçerler. Çabuk bir şekilde etkilerini kaybedebilirler. Genelde bu bitkiler kurutulduktan sonra mümkünse 1 yıl geçmeyecek sürede kullanılmalıdır.

Yorum Gönderİn