Çocukları Severken Havaya Atmak Tehlikeli

PAYLAŞIN

Çocukları severken havaya atmak tehlikeli

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Acil Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ahmet Güzel, bebeklerin havaya fırlatılarak sevilmesi sırasında boyundan beyne giden damarlarda yırtılmalar oluşabileceği, bunun da beyin kanamasına yol açabileceği uyarısında bulundu.

Güzel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir yaş altındaki çocukları severken dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

Bebeklerin boyun kaslarının çok zayıf olduğuna işaret eden Güzel, şunları söyledi:

"Bebeklerin baş bölümü, normal yaş grubuna göre vücutlarından büyüktür. Bu nedenle başın öne ve arkaya doğru atılması veya sağa sola çevrilecek tarzda çocuğun sevilme hareketlerinin yapılması önemli sağlık sorununa yol açabilir. Başın hızlı şekilde öne arkaya çevrilmesi veya çocuğun havaya fırlatılmasıyla boyundan beyne giden damarlarda yırtılmalar meydana getirebilir. Bu tür durumlarda beyin içinde kanamalar da oluşabilir. Ailelerin çocuklarını sevmesi esnasında ani hareketlerden uzak durmaları gerekiyor. Bir yaş altı çocuklarda sorunlar daha belirgin hale gelebilir. Çocukları severken havaya atma, güldürmek için silkelemek önemli sağlık sorunlarına neden olabilir."

Güzel, bu tür olayların özellikle çocuğun istismarı, yani şiddet vakalarında daha çok görüldüğüne dikkati çekerek, "Bu tür durumlar boyunla beyin arasında uzanan, karın içinde solunumu sağlayan sinirlerde kopmalara neden olabilir. Sinir kopmaları da ani olarak solunumun durması ve çocuğun nefes alamamasına neden olur. Bizim en çok karşılaştığımız durumlardan biri de budur. Bu tür olaylar genelde istismar vakarında oluyor ancak bazen severken de meydana gelebiliyor" ifadelerini kullandı.

AA

Yazar Hakkında

İbrahim Gökçek

Her hastalığın şifası doğada bulunmaktadır, insanoğluna düşen onu arayıp bulmak ve uygulamaktır. Ancak hastalıkları tedavi etmek, hangi ilacın hangi hastalığa iyi geldiğini bulmak, hangi ilacın hangi işlemlerden geçtikten sonra ne kadar ölçüyle uygulanması gerektiği gibi bir dolu soru, insanoğlunun binlerce yıldır çözmesi gereken problemler yığınında yer almaktadır.

Yorum Gönderİn