Tarçın, Tarcin, Cinnamomum Verum, Cinnamomum Zeylanicum

PAYLAŞIN

Ağaç | 6-12m | 3-6 Aylar | Ça,Ho,Na | Kabuk, Yaprak ve Yağı

Tarçın, Zimt, Cinnamomum verum PREDL.
Darçın Syn: Cainnamomum zeylanicum BLUME
Seylan tarçını

Familyası: Defnegillerden, Lorbeerbaugewâchse, Lauraceae

Drugları: Tarçın kabuğu; Cainnamomi cortex
Tarçın yağı; Cainnamomi aetheroleum
Tarçın kabuğu çay, tentür, eter yağı ve natürel ilaç yapımında, eter yağı ise aromaterapisinde kullanılır. Nadiren tarçın yaprakları ve yaprak ya¬ğı da kullanılabilir. 

Giriş: Defnegillerin bir alt grubuna ait olan Cinnumomumgillere (Tarçın-giller) dahil olup takriben 150 tür Tarçın çeşidi mevcuttur. Bunlardan en kalitelisi Seylan Tarçını hem ilaç hem çay hem de bahat olarak kullanılır. Bunun haricinde baharat olarak kullanılan ikinci derecede kaliteli Tarçınlar mevcuttur ve bunlar; Çin Tarçını; C.aromaticum NEES, Cava Tar¬çını; C.burmanii BLUMES ve Saygon Tarçını; C.loureirii NEES en önemlileridir. Tarçın binlerce yıldan beri başta Güneydoğu Asya ilkelerinde kullanılmaktadır ve Avrupa’da ancak 15.yy.dan sonra kullanılmaya başlanmıştır. 

Botanik: Tarçın 6-12cm boyunda ağaç olup geriden uzun silindir şek¬linde bir gövde ve üstünde büyük bir kronu (taçı) vardır. Tarçın 2-3 yaşında iken gövdesi yerden 50cm yukarıdan kesilir ve böylece kökünden sayısız uzun şıvgınlar çıkar. Bu 2-3cm uzunluğundaki şıvgınların kabukları soyularak kurutulur. Çiçekleri ağacın tepesindeki dalların ucunda top¬luca bir arada bulunur ve çiçekleri oldukça küçük olup beyazımsı yeşil renklidir. Meyveleri 0,5cm çapında, yarısına kadar kaba yaprakları ta¬rafından sarılmış ve yumurta şeklindedir. Yaprakları taze iken kırmızı, sonra kahverengimsi kırmızı ve olgunlaşınca yeşil renk alır. Yaprakları 7-15 cm uzunluğunda, 4-6cm eninde, oval veya yumurta şeklinde, ke¬narları bütün, üstü parlak ve koyu yeşil, altı ise mattır. 

Yetiştirilmesi: Tarçın tropik ülkelerde yetiştiğinden Türkiye’de ancak botanik bahçelerde yetiştirilebilir. Günümüzde başta Endonezya, Malezya, Madagaskar, Brezilya ve Jamaika’da kültür bitkisi olarak yetiştiril-mektedir. 

Hasat zamanı: 2-5yaşındaki Tarçın fidesinin gövdesi yerden 50cm yukarıdan kesilince bitkinin kütüğünden yetiştiği yöreye ve toprağa göre şıvgınlar çıkar. Bu şıvgınların kabukları soyulur. Kabukların dışındaki man-tarsı kabuk atılarak iç kabuklar iç içe geçirilerek kurumaya bırakılır. Seylan tarçının kabukları iç içe dizilmiş ve öylece kurutulmuştur. 0,5mm kalınlığında 15-25cm uzunluğunda açık kahverengimsi, narin ve hoş ko¬ku-ludur. Çin tarçını koyu kahverengimsi, tadı keskin, 1-3mm kalınlığın¬da, 30-50cm uzunluğundadır. 

Birleşimi: Tarçın kabuğunun birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Eter yağı türevleri (uçucu yağlar) %1-2,5 arasında olup en önemlileri; Sinamikaldehit %65-75, Eugenel %5-10, Sinamikalkol, Sinamikasit, Cinamilasetat 0-Methoksisinamikaldehid, Kinolol, Phellandren, Pinen, Cymol ve Caryophyllen.
b) Procyanidinler %2 arasında olup en önemlileri Procyanidin A2 ve bunun üçlü ve beşli bileşikler
c) Diterpenler; Cinnzeylanol ve Cinnzeylanin
d) Şeker türevlerinden Mannit içerir ve bu da %92 Xylozlar ve %8 Arabinozlardan oluşur. 
e) ayrıca musilaj, Nişasta, Fenolkarbonikasit, Klasiyumoksalat ve az miktarda β-Sitosterin 

Araştırmalar: 
1) Japonya’da Tarçın yağı ile yapılan bir dizi araştırmada (Mukherjee ve ekibi) antibakteriyel (bakterileri öldürücü) ve fungistatik (mantarları yok edici) özelliklere sahip olduğu tespit edilmiştir.
2) Diş doktoruna gittim ve doktor önce dişimdeki bakterilere karşı an-tibiyotik (İsocillin) ve ağrı kesici (İbuflam) verdi. Bu ilaçları aldık¬tan sonra midem ağrımaya başladı ve aynı anda midemi üşütmemle birlikte midemden 15-20dk’da bir kramplar gelmeye ve beni rahatsız etmeye başladı. Bu rahatsızlıklardan kurtulmak için bir şeyler arar¬ken elimde Türkiye’den gelirken getirdiğim tarçın kabuklarını fark etim ve bundan günde 5-6defa 2-3cm sakız gibi çiğnemeye baş¬ladım. Tam üç hafta boyunca çektiğim kramplı ağrılar iki günde iyi¬leşti. (26.05.1999)

Tesir şekli: Antibakteriyel (bakterileri öldürücü), fungustatik (mantar¬ları yok edici), antiseptik, iç kanamaları önleyici, gaz söktürücü, ishali önleyici, antihelmintik (bağırsak kurt ve solucanlarını dökücü), vücudu ısıtıcı ve hafif cinsel gücü artırıcıdır. 

Kullanılması: 
a) Üniversite kliniklerinde yapılan araştırmalarda bakterileri öldürücü ve mantarları yokedici olduğu tesbitedilmiştir, fakat klinik araştırmaları yeterli değildir. 
b) Komisyon E’nin 01.02.1990 tarih ve 22nolu Monografi bildirisinde Tarçın kabuğu, yağı ve de ilaçlarının başta, iştahsızlık, hazımsızlık nedeni ile hafif kramplı mide-bağırsak rahatsızlıklarını, tıkanma ve şişkinliğe karşı kullanılır. 
c) Homeopati’de Tarçın tentürü iç kanamalara, burun kanamasına karşı kullanılır.
d) Aromatedavisi; Tarçın yağı (uçucu yağı) dermansızlık, ağrı ve yutak iltihaplanması, dişeti kanaması, üşütme, grip, bağırsak enfeksiyonu, mide ve bağırsak krampları üşütmesi ve sindirim bozukluklarına karşı kullanılır. 
e) Halk arasında iştahsızlık, mide-bağırsak krampları, bağırsak mantarı, mide üşütmesi, hazımsızlık, şişkinlik, ishal, grip, dişeti ve ağız içi iltihap ve kanamalarına karşı kullanılır. 

Açıklama: Tarçın alırken Seylan tarçını mı, Çin tarçını mı olduğuna dik¬kat edilmelidir. Seylan tarçını birinci kalite Tarçın olup hem tedavi hem çay hem de baharat olarak kullanılırken Çin tarçını sadece baharat ola¬rak kullanılabilir. Türkiye’de genellikle Tarçın deyince Çin tarçını veya kalitesi düşük tarçınlar satılmaktadır. Kaliteli tarçın kabuk halinde bulunan tarçındır. Bağırsak florası için en ideal bitkilerden biri de Tarçın kabuğudur. Çünkü bağırsaklarda artan mantarları ve Zararlı bakterileri Tarçının birleşimindeki maddeler yok eder. Mide-bağırsak üşütmelerine karşı da en etkili şifalı bitkilerdendir. Çünkü mide ve bağırsakları ısıtarak üşütmeyi önler. Şayet dilinizin rengi beyaz ise bu iki nedenden olabilir; şayet kısmen beyazsa mide-bağırsak üşütmüşsünüz demektir. Eğer dil tamamen beyaz ise bu da bağırsakların tamamen mantarlar tarafından kaplandığını gösterir. 

Çayı: tarçın tozundan 1 kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilir. 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. 

Çay Harmanları:

Gökçek Mide çayı;
>30 gr Rezene tohumu
>20 gr Melek otu kökü
>20 gr Kantaron otu
>20 gr Oğulotu
>10 gr Tarçın 

Gökçek Mide ve bağırsak çayı;
>30 gr Rezene tohumu
>20 gr Kimyon tohumu
>20 gr Kakule 
>20 gr Kılıç otu
>10 gr Tarçın kabuğu

Gökçek Mide çayı (Hazımsızlık, Şişkinlik, Mide asidi yetmezliği)
>30g Kantaron otu
>30g Nane yaprağı
>30g Tarçın kabuğu
>10 Çentiyan

Gökçek Mide ve Bağırsak çayı (tıkanma, şişkinlik, ve sinirsel mide ağrısı);
>30 gr Kakule
>30 gr Kimyon tohumu
>30 gr Melek otu kökü
>10 gr Tarçın kabuğu 

Gökçek Mide ve Bağırsak çayı (tıkanma, şişkinlik, ve sinirsel mide ağrısı);
>30 gr Rezene tohumu
>30 gr Kimyon tohumu
>30 gr Melek otu kökü
>10 gr Tarçın kabuğu 

Gökçek Mide ve Bağırsak çayı (şişkinlik,tıkanma ve sinirsel mide ağrısı)
>30 gr Anason tohumu
>30 gr Kimyon tohumu
>30 gr Rezene tohumu
>10 gr Tarçın kabuğu

Gökçek iştah çayı (tıkanma, şişkinlik, asit yetersizliği);
>20 gr Pelin otu
>20 gr Mübarek otu
>20 gr Kantaronotu
>10 gr Tarçın kabuğu
>10 gr Turunç kabuğu
>10 gr Nane yaprağı
>10 gr Acı yonca yaprağı 

Gökçek iştah çayı (mide rahatsızlıklarından tıkanma, şişkinlik ve asit yetersizliği);
>20 gr Pelin otu
>20 gr Kantaron otu
>20 gr Turunç kabuğu
>10 gr Çentiyan kökü
>10 gr Acı yonca yaprağı
>10 gr Tarçın kabuğu

Aromaterapi: Tarçın kabuklarının su buharı ile damıtılması (desti¬lasyonu) ile eter yağı (uçucu yağ) elde edilir ve bu yağ Aroma teda¬visinde kullanılır. 

Homeopati’de: Tarçın kabukları toz haline getirildikten sonra 20gr bir şişeye konur ve üzerine 80ml %70’lik alkol ilave edilir. 4-6hafta güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir ve sonra süzülerek Homeopati’de <<Cinnamomum>> adı ile anılan tentür elde edilir. bu tentürden günde 3-4defa 10-15damla 4-6hafta süreyle alınır.

Yan tesirleri: Tarçın kabuğunun bilinen bir yan tesiri yoktur fakat Tarçın eter yağının tarife uygun kullanılması gerekir. Aksi halde terleme, kalp çarpıntısı ve ishale sebep olabilir.

Yazar Hakkında

İbrahim Gökçek

Her hastalığın şifası doğada bulunmaktadır, insanoğluna düşen onu arayıp bulmak ve uygulamaktır. Ancak hastalıkları tedavi etmek, hangi ilacın hangi hastalığa iyi geldiğini bulmak, hangi ilacın hangi işlemlerden geçtikten sonra ne kadar ölçüyle uygulanması gerektiği gibi bir dolu soru, insanoğlunun binlerce yıldır çözmesi gereken problemler yığınında yer almaktadır.

Yorum Gönderİn