Kökboya, Kırmızıkök, Kızıl Kök, Fes Otu, Rubia Tinctorum

PAYLAŞIN

Ağaç | 0,5-1,5m | 6-9 Aylar | Na,Ça,Ho | Kökü

Kökboya, Krapp, Rubai tinctorum
Kırmızı kök Fârberröte
Yumurta boyası
Kızılkök
Fes otu 
Kızılboya otu
Türk kökboyası

Familyası: Kökboyagillerden, Rötegewâchse, Rubiaceae 

Drugları: Kökboya kökü; Rubiaetinctorium radix
Kökboyanın sadece kökü çay, tentür ve de natürel ilaç yapımında kullanılır.

Giriş: Kökboyanın 3 önemli alt türü mevcuttur. 
a) Türk kök boyası; Rabai tinctorum 
b) Yabani kökboya; Rubai peregrina ve Hint kökboyası; Rubai cordi¬fo-lia’yı sayabiliriz. Bunlardan Türk kök boyası olarak bilinen Rubai tinctoria tarihte çok önemli bir kırmızı ve kızıl boyar maddesi idi ve de özellikle Fesler bu bitkinin kökü ile boyanmıştır. 1869 yılına kadar dünyadaki kırmızı ve kızıl boyanın 2/3 ‘si Türkiye tarafından temin edil¬mekteydi. Bu tarihte kökboyanın yerini Şalan Anilin adlı madde¬sinin sentetik olarak üretmeye başlanması ile kök boya zamanla değerini kaybetmiştir. Bu türden bizi sadece Türk kök boyası ilgilen¬dirmektedir, zira diğerleri ne boyar madde ne de şifa maksadı ile pek kullanılmamıştır. 

Botanik: Asıl vatanı Türkiye olan bitki Akdeniz ülkeleri, Paşaeli’nden Do¬ğu Türkistan’a kadar ve de Güney ve Kuzey Amerika’da yetiştirilir. Boyu 50-150 dikine veya yatar vaziyette büyüyen, gövdesi dört köşeli üzeri kancalı küçük dikenlerle donanmış olup tırmanıcı bir bitkidir. Yaprakları gövde üzerine 2-6’sı karşılıklı olarak çember gibi dizilmiştir ve alttaki yaprakları 6’sı bir arada ortadakiler 4’lü ve en üsttekiler 2’li olarak bulunurlar. Yaprakları oval veya mızrak şeklinde üst yüzeyi koyu yeşil, ke¬nar¬ları narin kertikli, kısa saplı ve ortada ana bir damara sahiptir. Çiçekleri oldukça küçük sarı veya sarımsı beyaz renkte mızrak şeklinde beş taç yapraktan meydana gelir ve çiçekleri geriden yıldız şeklinde görülür. 

Meyveleri: Önce sarı sonra kırmızı ve nihayet olgunlaşınca siyah bir renk alır ve bezelye büyüklüğündedir. Kökleri 5-15 cm uzunluğunda, 0,5-1 cm çapında, dışında soyulabilen esmerimsi kırmızı veya kırmızı renkli bir kabuk bulunur. 

Yetiştirilmesi: Vatanının Türkiye olması nedeniyle Türkiye’nin hemen her bölgesinde çok kolay yetişir ve özel bir itinaya gerek yoktur. 

Hasat zamanı: Temmuz ve Ağustos aylarında kökleri söküldükten sonra yıkanır, kurutulur ve kaldırılır.

Birleşimi: Birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Anthrachinon türevleri (Antrakinon); Ana maddesi bir Alizaringlikozit olan Ruberitrinasit (1,2-Dihydroxyantrachinon-primverosit) ve az miktarda Rubiadin-3-primverosit, Purpuroxanthin, Purpurin, Munjistin, Lucidin ve Rubiadin içerir. Yapılan araştırmalarda 19 Anthrachinon türevi içerdiği ve bunun %75’ini Alizarin ve %20 Purpurin’den oluştuğu geri kalanının ise diğerlerinden oluştuğudur. (Burnett ve Thomson) Ruberitrinasitin parçalanması ile Alizarin ve primveros (şeker) ortaya çıkar.
b) Ayrıca Reçine, Minerallerden; Kalsiyum ve Magnezyum, Pektin, Protein, Anzimler ve sabit yağlar içerir. 

Ruberitrinasit=Alizarin+primverosyl (Gli (6←1) Xyl )

Tesir şekli: Krampları çözücü, böbrek taşlarını eritici, idrar artırıcı, anti-bakteriyel ve iltihapları önleyicidir. 

Araştırmalar: 
1) Yasui ve Takeda 1983’te kök boya birleşimindeki Lucidin’in (1,3-Dihydroxy-2-hydroxy-metilanthrachinon) mutagen (yani genetik yapıyı bozucu) olduğunu kobaylar üzerinde yaptıkları deneylerle tespit etmişlerdir. (PT.191) 
2) Westendorf ve Vahlensiek 1983’te yaptığı araştırmada kök boyanın krampları çözücü ve idrar artırıcı olduğunu tespit etmişlerdir. (PT.191)
3) Tscharnke ve ekibi 1972’de, Hesse ve ekibi 1974’de ve Berg ve ekibi 1976’da yaptıkları araştırmalarda kök boya ilaç ve çaylarının kalsiyum ve oksalat taşlarını erittiğini tespit etmişlerdir. (PT.191) 

Kullanılması: 
a) Homeopati’de; böbrek taş ve kumları, kansızlık, adet zayıflığı ve da¬lak rahatsızlığına karşı ve de böbrek kordonunu (kanalını) harekete geçirmek için kullanılır.
b) Halk arasında; başta böbrek taşlarını eritmek için kullanılır.

Açıklama: Birleşimindeki Ruberitrinasidin Alizarin ve primverozit’e par-çalanır ve Alizarin böbrek taşları ile reaksiyona girerek yeni kompleks birleşikler oluşturur. Böylece böbrek taşları zamanla yavaş yavaş eriye¬rek kaybolur. Hayvanlar üzerinde yapılan bazı araştırmalar kök boya ilaç ve çayının uzun süre alınması halindeki birleşimindeki Lucidin’in kansere sebep olabileceği iddia edilmektedir. Bu nedenle 3-4 aydan fazla alınmaması tavsiye edilir. Oysa takriben 2500 yıldır kullanıldığı bilinen bu bitkinin şimdiye kadar insanlara herhangi bir şekilde zarar verdiği gö¬rül-memiştir. Fakat her şeye rağmen Altın başak otu, Huş yaprağı, At-kuyruğu otu, Civanperçemi otu, Ortasifon, Ardıç kozalağı, K.hindiba otu ve kökü ve de Isırgan otu ve kökü gibi bitkilerin herhangi bir yan tesiri olmadığından uzun süre kullanılmalarında bir mahsur yoktur.

Çayı: İki kahve kaşığı ince kıyılmış kök boya kökü bir demliğe konur ve üzerine 300-500 ml kaynar su ilave edilir ve sabah-öğle-akşam 100-150 ml içilir. Bu çay içildiğinde idrar kırmızı bir renk alır. Bunun herhangi bir mahsuru yoktur. 

Çay Harmanları;

Gökçek Mesane idrar yolları iltihap çayı;
>20 gr Ortasifon otu
>20 gr Altın başak otu
>20 gr Kök boya kökü
>20 gr Atkuyruğu otu
>20 gr Ayı üzümü yaprağı

Gökçek Böbrek taşlarına çay;
>35 gr Altın başak otu
>35 gr Hindiba otu+kökü
>10 gr Kök boya kökü
>10 gr Diş otu meyvesi
>10 gr Huş yaprağı

Gökçek Böbrek ve mesane taşlarına çay;
>30 gr Hindiba otu+kökü
>30 gr Altın başak otu
>10 gr Kök boya kökü
>10 gr Diş otu meyvesi
>20 gr Ardıç kozalağı

Gökçek Böbrek iltihapları çayı;
>20 gr Altın başak otu
>20 gr Atkuyruğu otu
>20 gr Huş yaprağı
>20 gr Ardıç kozalağı
>10 gr Kayışkıran kökü
>10 gr Kök boya kökü

Gökçek Böbrek fonksiyonlarını düzenleyici ve böbrek taşlarına çay;
>30 gr Altın başak otu
>30 gr Kök boya kökü
>30 gr Hindiba otu+kökü
>10 gr Diş otu meyvesi

Homeopati’de: Taze veya kurutulmuş kök boya kökünden 50 gr ince kıyıldıktan sonra bir şişeye konur ve üzerine 500 ml %70’lik alkol (Etanol) ilave edilir. Güneş görmeyen bir yerde 4-6 hafta bırakılır ve arada bir çalkalanır. Bu süre sonunda süzülerek Homeopati’de <<Rubai tinctorum>> adı ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürün günde 3-4 defa 15-20 damla 2-3 alınması önerilir. 

Hastalığın belirtileri (semptomları): 
1) Beslenmeme nedeni ile kansızlık, yüzde solukluk ve adet yetersizliği
2) Böbrek ve mesane taşları varsa
3) İltihaplara neden olan odaklar varsa bu gibi hallerde kök boya tentürü kullanılır. 

Yan tesirleri: Almanya’da 1993 yılına kadar kök boya kökü ve diğer böbrek ve mesane çaylarının ekstre ve tentürlerinden çok sayıda natürel ilaçlar yapılmıştır fakat bu tarihte alman sağlık bakanlığınca kansere sebep olabileceği nedeni ile yasaklanmıştır. Bu bitki hakkında yeterince araştırma yapılmamış olmasına rağmen zira sadece kobaylar üzerinde yapılan deneylere dayanarak bu neticeye varılmıştır.

Yazar Hakkında

İbrahim Gökçek

İlaç olarak bitkilerin kullanımı, insanlık tarihinin en eski tıbbi tekniklerinden biridir. Etnobotanik (bitkilerin geleneksel olarak insanlar tarafından kullanımları) gelecek ilaçları keşfetmek için etkili bir yol olarak kabul edilmektedir. Hekimlerin mevcut ilaçların çoğu aspirin, dijitalisten, kinin ve afyon içeren bitkisel ilaçlar olarak kullanımının uzun bir geçmişi var.

Yorum Gönderİn