Karanfil, Syzygium Aromaticum, Caryophyllus Aromaticum, Eigenia Aromaticum

PAYLAŞIN

Ağaç | 10-20m | 6-9 Aylar | Ca,Ar,Na | Goncası,Sapı ve Yaprağı

Karanfil, Gemürznelken, Syzygium aromaticum MERR.et.L.M.PERRY.
Syn: Caryophyllus aromaticus L.
Eugenia aromatica BAİLL.
“ caryophyllus
Jambosa caryophyllus NIEDENZU

Familyası: Mersingillerden, Myrtengewâchse, Myrtaceae

Drugları: Karanfil ağacının goncası (çiçek açmadan önceki tomur¬cuk¬lar), çiçek sapı ve yapraklarından çay, esans (eter yağı, uçucu yağ) ve natürel ilaç yapımında kullanılır.

Giriş: Mersingillerin bir alt grubu olan Syzygiumgillerin bugün yeryü¬zünde takriben 500 çeşidi mevcuttur ve bunlardan en önemlileri Karanfil ile Jambol’dür. Özelliklerinin ve kullanılış şekillerinin ayrı ayrı olması ne¬deni ile ayrı ayrı incelemenin daha doğru olduğu kanaatindeyiz. Syzygiumgillerin hemen hemen tamamı tropik ülkelerde yetişir. Bu ne¬denle de kış-yaz mevsimleri yerine yağmurlu sıcak ayların hakim olduğu bir iklimde yetiştiğinden sürekli yeşildir.

Botanik: Karanfil ağacının boyu 10-20m boyunda, gövde kalınlığı 20-50cm çapında ve genellikle yuvarlaktır. Yaprakları 10-15cm uzunluğunda, 3-6cm eninde, eliptik veya geniş mızrak şeklinde, kenarları düz, derimsi, karşılıklı olarak dizilmiş olup 2-3cm uzunluğunda bir sapa sahiptir. Çiçekleri sap ucunda demet şeklinde 10-15adeti bir arada, be¬ya¬zımsı pembe veya beyazımsı sarı renkte, 1-2cm uzunluğunda boru şeklinde, uç kısmı dört loplu ve yıldız şeklindedir. 

Yetiştirilmesi: Türkiye’de ancak seralarda veya evlerde süs bitkisi ola-rak yetiştirilebilir. 

Hasat zamanı: Karanfil çiçeklerini açmadan önce tomurcuk halinde iken toplanır, güneşli, havalı yerde kurutularak kaldırılır. Kurutulmuş karanfil goncasına kısaca Karanfil denir. Şayet Karanfil esansı (eter yağı, uçucu yağ) elde edilerek ise taze goncaları su buharı ile damıtılır (destilasyonu yapılır) ve kaliteli esans elde edilir. Kurutulmuş Karanfil tomurcuk¬larından da damıtılarak Karanfil esansı elde edilir fakat bunun kalitesi taze olana göre hafif düşüktür. Ayrıca Karanfil çiçek sapı ve Karanfil yapraklarından da esans elde edilebilir fakat kalitesi tabiî ki düşüktür. 

Birleşimi: Karanfilin (kurutulmuş karanfil goncası) birleşimindeki mad-deleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Eter yağ türevleri %15 oranında olup bununda en önemlisi %70-90 ile Eugenol (Ögenol) olup onu %10-15 ile Aceteugenol, %5-12 ile β-Caryophyllen takip eder. Bu dört madde eter yağın %99’unu oluşturur. Ayrıca Benzaldehyd, Benzylalkol, α-ve γ-Caryophyllen, Fanesol, Ozoeugenol ve Limonen içerir.
b) Flavonlara; Quercetin ve Kampferol ile bunların glikozitlerini içerir.
c) Tanenler; başta Gallusasidi, Ellagasit ve Fenolkarbonik türevlerinden (%10) Ferulasit, Kaffeasidi, Salicylasit ve Vanillinasidi sayabiliriz.
d) Triterpenler %2 civarında olup başta; Oleanolasit, Crataegolasit, β-Sitosterol ve Stigmasterol’u sayabiliriz.

Tesir şekli: Antimikrobik (mikropları öldürücü), antiviral (virüsleri öldü-rücü), krampları çözücü, iltihapları önleyici, kanı inceltici, kusma, bulantı ve şişkinliği önleyici, mantarları yok edici ve E-coli bakterilerin azmasını önleyicidir. 

Araştırmalar: 
1) ABD’nin Kansas Eyaletinin Kansas Devlet Üniversitesi <Kansas State University> tarafından Karanfil tozu, Tarçın tozu, Sarımsak ve Güve otu tozu ile ayrı ayrı E-coli bakterileri ile bulaştırılmış (enfekte edilmiş) çiğ etlerin durumu gözlemlenmiştir. Yapılan araştırmalarda bakterili çiğ etlerin Karanfil tozu ile %99, Tarçın ile %80, Sarımsakla %75 ve Güve otu ile %50 oranında bakterilerin zararsız hale geldi¬ğini tespit etmiştir. (Nhk.9.98.13) Bundan da özellikle çok sıcak olan tropik ve subtropik ülkelerde neden Karanfilin bu kadar çok kul¬lanıldığı anlaşılmaktadır. Çünkü Karanfil taze yiyecekleri uzun süre bozulmadan koruyabilme özelliğine sahiptir.
2) Kendi tecrübem; Ağustos 1994’de sol kulağımdaki ağrıdan dolayı KBB doktoruna gittim ve bana sol kulak girişinde mantar olduğunu söyleyerek Mycospor damlası yazdı. Kulak damlasını iki ay kullandım ve doktor iyi olmuş diyerek bırakmamı söyledi. Fakat Aralık 1994’de tekrar kulak ağrılarım başladı bende bunun üzerine Karanfil esansı alarak günde iki defa birer damla kulağıma damlattım, durumum dü-zeldi. Tekrar doktora gittim ve yapılan muayenede kulağımın tama-men iyileşmiş olduğunu söyledi. Bende ona Karanfil yağı kullandığımı söyledim. O da bunu sık sık hastalandığından duyduğunu söyledi. (Doktor Löwenheim, Münchener Str. 41 60000 Frankfurt). Nisan 1998’de sol kulağım tekrar ağrımaya başladı. Bunun iltihaplanıp ba-demciklerden orta kulağında iltihaplandığını ve bu nedenle ağrıların ortaya çıktığını bir doktordan öğrendim ve öncelikle iltihaplı ve şiş olan bademcikleri Boğan otu ve Güzelavrat otu tentür ile iyileş¬tirdikten sonra kulağımın ağrısı geçti. 18.03.1999’da diş ağrısından diş doktoruna gittim. Penisilin hapı yazdı ve bir hafta almam ge¬rek¬tiğini söyledi. Penisilin hapını iki gün alınca midem ağrımaya başladı ve bunun üzerine hapı bıraktım ve günde 7-8tane Karanfil tanesi çiğnedim ve ağrılarım bir hafta içinde geçti. Doktor bundan sonra tedavisine devam etti. (Dr.Y.Webers Stranburger Str. 41 60529 Frankfurt) 

Kullanılması: 
a) Komisyon E’nin 223 nolu ve 30.11.19985 tarihi monografi bildirisine göre Karanfil veya Karanfil yağının ağız içi ve yutak iltihaplanmasına karşı ve diş ağrılarını dindirici olarak kullanılabileceğini beyan et¬miştir. 
b) Aroma tedavisinde; ağız, yutak, dişeti iltihaplanması, bronşit, diş ağ-rısı, baş ağrısı, ağız kokusu ve şişkinlik, bulantı ve mide ağrısına karşı kullanılır. 
c) Halk arasında; başta ağız ve yutak iltihaplanması (ağız içi derisi), dişeti iltihaplanması ve diş ağrısına karşı kullanılır. Ayrıca ağız kokusu, bulantı, kusma, mide ağrısı, nezle, şişkinlik, gastrit, bronşit, baş ağrısı ve boğaz ağrısına ve de yutkunamamaya karşı kullanıl¬makta, kalbi, beyni ve gözü kuvvetlendirdiği, cinsel gücü artırdığı iddia edilmektedir. 

Açıklama: E-coli bakterileri aslında yediğimiz besinleri parça parça ede-rek bağırsaklar tarafından sindirilmesine yardımcı olurlar. Fakat yanlış beslenme nedeni ile özelliklede aşırı miktarda et ve et mamulleri yen¬mesi sonucu E-coli bakterileri azarak hastalık yapar (patojen) bir şekil alır. Bunu ev köpeğine benzetebiliriz. Şayet köpek sağlıklı ise sahibine, ailesine, evine ve hayvanlarına başkalarının zarar vermesini önler. Şayet köpek kuduz olur ise sahibini, ailesini, hayvanlarını ve eşyalarını tanıya-mayarak saldırganlaşır ve zararlı olmaya başlar. E-coli bakterileri man-tarları virüsleri ve diğer mikropları zararsız hale getirecek özeliktedir. Karanfil dişi, tozu veya esansı her türlü mantara karşı ve özellikle başta dahilen bağırsak ve ağız içi mantarlarına karşı ve haricen de tırnak mantarına karşı esansı günde 3-4defa mantarlı bölgeye sürülür. 

Çayı: Karanfil tozundan 0,1-0,5gr veya 3-4karanfil dişi bir bardağa konur ve üzerine 200-300ml kaynar su ilave edilerek bardakta 5-10dk kapalı tutulduktan sonra içilir. 

Baharatı: Karanfil esansı veya tozu başta etli yemekler, sebzeli ye¬mek-ler, pastalar ve tatlıların yapımında tat vermek ve hazmettirici olarak kullanılır.

Aromaterapisi: Karanfilin taze çiçek, tomurcuklar bulunamaz ise ka-ranfil dişi su buharı ile damıtılarak eter yağı elde edilir. Bu yağ kısaca Karanfil yağı diye adlandırılır ve çeşitli bitki esansları ile karıştırılarak tedavide kullanılır. 

Yan tesirleri: Karanfil yağı saf olarak yüksek dozajda alınır ise zehirlen-meye sebep olabilir.

Yazar Hakkında

İbrahim Gökçek

Dünya’nın en güzel ülkesi ve binlerce şifalı bitkiler yetişmesine rağmen insanlarımız bu bitkileri tanımamakta ve tanıdığını söyleyenlerde şarlatan Etiketini Yapıştırmaktadırlar.

Yorum Gönderİn