Kanada Sarikökü, Hydrastis Canadensis

PAYLAŞIN

Çok Yıllık | 0,2-0,4m | 5-7 Aylar | Na,Ho | Kökü

Kanada Sarı kökü, Kanadishe, Gelbewurzel, Hydrastis kanadensis L.

Familyası: Düğünçiçeğigillerden, Hahnenfuβgewâchse, Rnunculaceae

Drugları: Kanada sarı kökü; Hydratis rhizoma
Kanada sarı kökünün sadece tentürü ve natürel ilacı yapılır. Fakat çayı zehirli olması nedeni ile içilmez.

Giriş: Eskiden Amerika’da Kızılderililer tarafından çok çeşitli maksatla kullanılmıştır. Mesela Cherokeler (Çirdiler) sindirim bozuklukları, boğaz, bademcik, dişeti, bölgesel iltihaplanmalar ve de iştah açıcı olarak kulla-nılırken, İrokesler (Kızılderili boyu) başta boğmaca, karaciğer rahatsız-lıkları, ateş, deri rahatsızlıklarını yıkama, göz iltihapları, yaralar ve kalp rahatsızlıklarına karşı kullanmışlardır. İlk defa 1760 yılında Avrupa’ya getirilen Sarı kök Kuzey Amerika’da ilk defa 1860’da Farmakoloji kitap-larda yer almaya ve 1890’dan itibaren araştırma, test ve deneyleri ya-pılmaya başlanmıştır.

Botanik: Vatanı Kuzeydoğu Amerika yani Kanada ve ABD’nin Doğu Eya-letleri olup buradan dünyanın diğer ülkelerine yayılmıştır. Boyu 20-40cm’i bulan bir sap üzerinde, karşılıklı iki yapraktan meydana gelir. Yaprakları genellikle 5 loplu, kenarları hafif kertikli, koyu yeşil renkli, ortadan uçlara doğru her lop için bir damar yani 5 ana damar uzanır. Yaprakları 15-25cm genişliğinde, 10-20cm eninde, lop uçlarına doğru sivrice ve tabanı ise el şeklindedir. Çiçekleri yaprak dibinden uzanan bir sap üzerinde bulunur. Çiçeğin etrafını saran sarımsı yeşil taç yaprakları kalp şeklinde ve üç adettir fakat hemen döküldüklerinden genellikle taç yaprakları yok zannedilir. Ortada beyaz saplı, sarımsı yeşil uçlu, döllen¬me tozlukları bulunur ve meyveleri önce yeşil olgunlaşınca kırmızı bir renk alır ve de küçük böğürtlene benzer.

Hasat zamanı: Kanada sarı kökünün üç yıllık kökleri sonbaharda topraktan çıkarıldıktan sonra temizlenir, yıkanır ve kurutulduktan sonra tentür veya natürel ilaç yapımında kullanılır. 

Yetiştirilmesi: Türkiye’nin hemen her yöresinde yetiştirilebilir. Özel bir bakıma gerek yoktur. 

Birleşimi: Birleşiminde alkaloitlerin alt grubu Isochindin alkaloitler (Izokinolin alkaloitler) %2,5-5 oranında bulunur ve bunun %1,5-4’ünü Hydrastin ‘1-2’ünü Berberin (Amberbaris’e bak), %0,5-1 Canadin (Kanadin), Berberastin ((%Hydroxy-berberin) ve Mezonin içerir. Hyrastin; Hyrastin’in oksitlenmesi ile Hydrastinin ve Opianasit meydana gelir. Ayrıca reçine, β-Sitosterol, Tanen %8, Nişasta ve az miktarda eter yağından meydana gelir. 

Tesir şekli: Tonik (vücudu kuvvetlendirici), damarları büzücü, kanamayı durdurucu, üşütmeye karşı direnç kazandırıcı, iltihapları önleyici, antibakteriyel (bakterileri öldürücü), iştah açıcı ve hafif müshil yapıcıdır.

Araştırmalar: 
1) Conrad WESSELHOEFTS 8 denek üzerinde yaptığı araştırma sonucu Kanada sarı kökü tentürünün mide, bağırsak, burun ve boğaz mukozasına birinci derecede etki ettiğini gözlemlemiştir. (LBH)
2) A.V.Fellenberg-Ziegler K.sarı kök tentürünün her türlü kanser ve kan-ser benzeri rahatsızlıkları iyileştirdiğini iddia etmektedir. (H.A.208)
3) Bir iş arkadaşım babasının akciğer kanseri olduğunu söyledi. Bende ona K.sarı kökü tentürünü, Eğri kökünü ve Civanperçemi otunu tavsiye ettim. Eğri kökü çiğneme ve Civanperçemi otu çayı içme Maria Treben’in tavsiyesi, Kanada Sarı kök tentürü damlası alma A.v.Fellenberg-Ziegler’in tavsiyesidir. (H.A.208)

Kullanılması: 
a) Homeopati’de İltihaplı, cerahatli, sarımsı yeşil mukoza (sümüksü iç deri) rahatsızlıkları özellikle de kronik fakat aynı zamanda akut mide-bağırsak üşütmeleri, iltihapları, akut veya kronik nefes yolları, akci¬ğer ve burun boşluğu üşütmeleri, iltihapları ve karaciğer-safra rahat-sızlıklarına, ağız içi, dişeti, yutak, boğaz ve göz iltihaplanması, deri ka-şın¬tısı, kulak ağrısı, lenf bezi rahatsızlıkları ve şişmesine karşı kul-lanılır. W.Zimmermann’a göre kalın bağırsak iltihapları ve bağırsak kanamalarına karşı en iyi natürel ilaçlardan biridir ve ayrıca safra taşlarını düşürücü özelliğe sahiptir. Kadın hastalıklarından; rahim kanaması, uzun ağrılı ve sancılı adet görme, myom kanaması (rahim uru kanaması) ve beyaz akıntıya karşı kullanılır. Bazı yazarlar her türlü kanser ve kansere benzer ur, yara ve iltihaplara karşı en iyi ilaç olduğunu iddia etmektedirler. Fakat klinik testi ve deneyi yapıl-mamıştır. 

Çayı: Çok zehirli olması nedeni ile toz haline getirildikten sonra 100gr’lık çay harmanında 5gr bulunabilir. 

Hastalığın belirtileri (semptom):
1) Şayet kişinin dili beyaz ve dil üzerinde diş izi var ise, 
2) Unutkan, halsiz, dermansız ve zayıflamış 
3) Mukoza iltihaplanması, kanama veya mukoza salgıları sarı, sarımsı yeşil, sarımsı kırmızı renkte
4) Kanser yaraları ve iltihapları var ise 
Bu gibi hallerde Kanada sarı kök tentürü alınması gerekir. 

Homeopati’de: Kurutulmuş, ince kıyılmış Kanada sarı kökünden 50gr bir şişeye konur ve üzerine %70’lik 500ml etanol ilave edilerek güneş ışınlarından uzak bir yerde muhafaza edilir. şişe iki günde bir çalkalanır ve 4-6hafta sonra süzülerek Homeopati’de <<Hyrastis>> adı ile anılan tentür elde edilir. bu tentürden 1ml, 100ml %70’lik etanolla karıştırıl¬dıktan sonra ancak kullanılabilir ve de bu tentür D3 diye anılır. Günde 3-5defa 1-2damla 6-8hafta süreyle yukarıda adı geçen rahatsızlıklara karşı alınır. Almanya’da D1-D3 ancak doktor reçetesi ile kullanılabilir. D1 ve D2 kullanıldığında ağızda keseleşme ve uyuşma olabilir.

Yan tesirleri: Tarife uyulmaz ve aşırı miktarda alınır ise kalp atışlarını yavaşlatır ve hatta kasları felce uğratabilir. Ben dişeti iltihabına karşı D1 tentüründen günde 4-5defa, 1-2damla almaya başladığımda ağzımda özellikle alt çenemde bir uyuşukluk hissettim ve hemen 1ml Kanada sarı kök tentürünü 100ml %70’lik etanolla karıştırarak D3 tentürü elde ettikten sonra almaya devam ettim. (10.06.1999) Şayet zehirlenme olur ise tıbbi kömür yutulmalı ve hastanede mide yıkanmalıdır.

Yazar Hakkında

İbrahim Gökçek

İlaç olarak bitkilerin kullanımı, Yazılı insan tarihinin öncesine kadar dayanır. İnsanlar tarafından kullanılan baharatlar ve otlar bir çok tıbbi ilaç ve hastalıkların panzehirleri için kulanılmıştır. Bu ot ve baharatların kullanılması gıda kaynaklı patojenlerin tehdidine bir tepki olarak kısmen geliştirilmiştir.

Yorum Gönderİn