İpek Otu, Asclepias Tuberosa

PAYLAŞIN

İpek otu

  • Çok Zehirli
    İpeka, Brechwurzel, Cephaelis ipecacuanha (BROT.) A.RICH. Syn: Uragoga ipecacuanha (WILLD)BAILL
    Altın kökKusma kökü
    Bulantı kökü

    Familyası: Kökboyagillerden, Rötegewâchse, Rubiaceae

    Drugları: İpeka kökü; Ipecacuanhae radix 
    İpeka kökü tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır fakat çok zehirli olması nedeni ile çayı içilmez. 
    Giriş: İpeka kökboyanın alt grubu olan Cephaelisgillerdendir ve bunlarda takriben 200 civarında türe sahiptir. Tıbbi maksatla kullanılan RİO (Brezilya), Panama, Nikeragua ve Costa Riko gibi yetiştiği ülkeleye göre o ülkenin adı ile anılan türler mevcuttur. Rio İpekası Alkaloit türev le rinden Emetin?i %50-75 oranında içerirken Panama ve diğer İpeka türleri Alkaloitlerden Cephaelin?i %30-50 içerirler. Bu nedenle Rio İpekası diğer türlere tercih edilir ve eskiden Panama ve diğer Orta Ame rika ülkelerinde yetişen İpeka benzeri başka bir ağaç; Chephaelis acuminata (BERT.) KARST.?den elde edildiği iddia edilmekteydi. Fakat yapılan son araş tırmalarında bu türlerinde bu Chephaelis ipecacuanha?dan elde edildiği tespit edilmiştir. Bu Alkaloit farklılığı bitkinin başak iklim ve toprakta yetişmesinden ileri gelmektedir. İpeka kökü ve tozu ilk defa 1672 yılında Avrupa?ya gelmiştir ve de dizanteriye (kanlı ishal) karşı kullanılması ile meşhur olmuştur.

    Botanik: İpeka 20-40cm boyunda küçük bir çalı görünümünde, ekva torda yetişen bir tropik iklim bitkisi olması nedeni ile sürekli yeşildir. Çiçekleri oldukça küçük, topluca bir arada, salkım şeklinde, taç yap rakları beyaz renktedir. Meyveleri önce ham iken yeşil, olgunlaşınca kırmızı bir renk alır ve meyvelerinin topluca bir arada durması nedeni ile baş meyvesi diye de anılır. Kökleri 4-6mm kalınlıkta 10-20cm uzun luğunda ve köklerin uç kısımlarında ayrıca boğum boğum depo kökler bulunur ve bunlarda 5-7mm kalınlığında 10-20cm uzunluğundadır. 

    Yetiştirilmesi: Hindistan ve Malezya?da kültür bitkisi olarak yetiştirilmiş fakat istenilen randıman alınamamıştır. [/font]
    Hasat zamanı: İpeka kökünün 3-5 yaşındaki bitki kökleri Ocak ve Nisan aylarında sökülerek ince şeritler şeklinde doğranır ve kurutulur. Kuru tulduktan sonra elenerek topraklarından ayrılır. [/font]

    Birleşiminde: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
    Araştırmalar: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
    Tesir şekli: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.

    Kullanılması: 
    a) Modern klinik arştırmaları yetersizdir. 
    b) Homeopati?de kusma, bulantı, nefes daralması, balgam tükürme, çocuklarda; bronşit, astım ve boğmaca gibi akciğer rahatsızlıklarına Kinin, Kınakına ve de Arsenik gibi zehirlenmelerde ve de mide-bağırsak gribine (kusma ve ishalde varsa) karşı kullanılır. 
    c) Halk arasında İpeka kökü bir yandan boğmaca, kuru öksürük, bronşit, bronşitli astım ve balgam söktürücü olarak kullanılırken diğer yandan zehirlenmelere karşı kusturucu olarak kullanılır. İpekanın zehirli olması nedeni ile yüksek dozda veya uzun süre alınması halinde zehirlenmeye neden olduğu belirtilmektedir. Çünkü İpekanın birleşimindeki Alkalotiler kolay kolay dışarı atılamaz ve dokularda yoğunlaşarak zehirlenmeye neden olurlar. Zehirlenme belirtileri; kusma, ishal hatta kanlı ishale dahi neden olur. Fakat Çuha kökü, Kokulu Menekşe kökü ve Taş anasonu gibi yan tesiri olmayan ve de balgam söktürücü özelliklere sahip olan bitkiler ülkemizde yetişmek tedir. İpeka kökünden elde edilen toz veya tentür yüksek dozda alınır ise kusturucu ve çok dozajda alınır ise kusmayı önleyici özelliklere sahiptir.

    Çayı: Çayı çok zehirli olması nedeni ile içilmez fakat zehirlenmelerde kusturmak için İpeka kök tozundan 0,5gr 100ml kaynar su ile haşlan dıktan sonra soğuması beklenir ve zehirlene kişiye içirilir. Zehirlenen hastada bu çayı içtikten 10-20dk sonra kusma ve ishal gibi haller görülür. Şayet kusma görülmez ise tekrarı yapılır. Fakat günde toplam 1gr?dan fazla alınmaz ve birkaç gün dahi olsa bu oranda içilmez. Tedavi maksadıyla nacak 0,05-0,1gr İpeka kökü tozu 2-3hafta süreyle alınabilir.

    Homeopati?de: İpeka kökü toz haline getirildikten sonra 50gr bir şişeye konur ve üzerine 500ml %70?lik etanol ilave edilir. şişe güneş ışınla rından uzakta muhafaza edilir ve arada bir çalkalanır. 4-6hafta sonra süzülerek Homeopati?de <<Ipecacuanha>>adı ile anılan tentür elde edilir. bu tentürden günde 3-4defa 7-10damla 2-3hafta süreyle alınır.

    Hastalığın belirtileri (semptom): 
    1) Sürekli bulantı; kusmayla dahi iyileşmez 
    2) Kustuktan sonra da bulantı devam eder beyaz proteinli veya açık kanlı kusma olur
    3) Dil üzerinde leke olmaz genellikle parlaktır
    4) Mide sarkar veya sarkmış gibi his verir
    5) Hastada halsizlik, dermansızlık, göğsünde veya midesinde ve yahut da eklemlerinde ağrı olur
    6) Gaitası; a) pis kokulu, sümüksü ve kabarcıklı, 
    b) yeşil renkli ve sümüksü ve de sulu, 
    c) yapışkan ve kanlı olabilir
    7) Baş ağrısı ve migren
    8) Kramplı öksürük ve kanamaya meyilli
    9) Çocuklar ağlamaklı olur ve ne istediklerini bilmez haldedirler
    10) Yetişkinler hiçbir şeyle ilgilenmez
    11) Büyük kusma ile birlikte ishal varsa
    Bu gibi hallerde İpeka kökü tentürü kullanılır.
    Yan tesirleri: Yan tesirleri oldukça çoktur. Şayet yüksek dozajda veya uzun süre kullanılır ise zehirleyebilir.

    Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

    Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Yazar Hakkında

İbrahim Gökçek

Her hastalığın şifası doğada bulunmaktadır, insanoğluna düşen onu arayıp bulmak ve uygulamaktır. Ancak hastalıkları tedavi etmek, hangi ilacın hangi hastalığa iyi geldiğini bulmak, hangi ilacın hangi işlemlerden geçtikten sonra ne kadar ölçüyle uygulanması gerektiği gibi bir dolu soru, insanoğlunun binlerce yıldır çözmesi gereken problemler yığınında yer almaktadır.

Yorum Gönderİn