Gilaboru, Gilaburu, Turk Gilaborusu, Viburnum Opulus

PAYLAŞIN

Ağaç | 1,5-4m | 4-5 Aylar | Ca,Ho,Na | Kabukları, Meyveleri

Gilaboru, Schneball, Viburnum opulus
Gilaboru
Türk Gilaborusu
Dağdığan Gila borusu

Familyası: Hanımeligillerden, Geissblattgewaechse, Caprifoliaceae

Drugları: Gilaboru kabuğu; Viburni pruni folii cortex
Gilaboru meyvesi; Viburni pruni folii fructus
Gilaboru meyveleri yenir, kabuklarının ise çay, tentür ve natürel ilacı yapılır. 

Botanik: Bazı botanikçilere göre vatanı Türkiye, bazılarına göre ise orta Çin olduğu ileri sürülmektedir. Başta Asya’nın ılıman bölgeleri de Türkiye’nin ise iç ve Karadeniz bölgelerinde ve de Avrupa’nın kuzeyi hariç tamamına yayılmıştır. Gilaboru orman kenarları ve ormanların seyrek olduğu bölgelerle, daha çok su kenarlarında ve nemli yerlerde yetişir. Gilaboru bazen bir çalı görünümünde, bazen de boyu 4m’ye kadar ulaşan küçük bir ağaçtır. Yaprakları karşılıklı, bir sonraki ile çapraz, kenarları kertikli, bazen 3 ve bazen 5 lopludur. İlkbaharda yeşil olan yap¬rakları sonbahara doğru açık kırmızımsı bir renk alır. Çiçekleri şem¬siye gibi topluca bir arada ve çiçek demetinin etrafını çevreleyen bir sıra steril (kısır) ve içerideki diğer çiçekler ise fertildir (döllenebilir). Mey¬veleri önce yeşilimsi ve sonra olgunlaşınca kan kırmızısı bir renk alır ve çapı 0,8-1cm olup içerisinde sadece bir çekirdek bulunur. Meyveleri ham iken yenirse zehirlenmelere sebep olur, bu nedenle ilk kar yağdıktan sonra yenir veya satılır. 

Yetiştirilmesi: Genellikle sulak yerlerde ve ırmak kenarlarında prob-lemsiz yetişir. 

Hasat zamanı: Nisan’dan Ağustos’a kadar dalların kabukları soyularak, kurutulur ve kaldırılır. Tentürü yapılacak ise taze olarak işlenir.

Birleşimi: Kabuklarının birleşimindeki maddelerden önemine göre bazı¬ları;
a) Triterpen türevleri; α- ve β-Amyrin, Oleanolasit, Ursolasit ve β-Sitosterol
b) Tanen türevlerinde; Kateşin, Epikateşin
c) Acı maddelerden; Viburin
d) Organik asitlerden; Izovalerinasit
e) Ayrıca az miktarda eter yağı, zamk ve reçine içerir. Alkaloit içerip içermediği ise pek bilinmemektedir. 

Araştırmalar: 
1) Gilaboru kabuk ekstresi ile SAMOCHOWIEC ve GACHOWSKI 1957’de yaptıkları araştırmalarda ince bağırsak, kalın bağırsak ve rahim kramplarını önlediğini tespit etmişlerdir.(LBH.II.795)
2) SMIROVA ve JADROVA 1968’de yaptıkları araştırmalarda Gilaboru ekstresinin kanın pıhtılaşmasını hızlandırdığını tespit etmişlerdir. (Age)
3) ALEN 1881’de 19 kişi üzerinde Gilaboru tentürü ile tedavi denemesi yapmış ve bunlardan sadece kadınlardaki genital ağrıların iyileştiğini tespit etmiştir. (Age)

Özellikleri: Acı, serin ve kuru

Tesir şekli: Krampları çözücü, teskin edici, damarları daraltıcı, adet sök-türücü ve sinirleri kuvvetlendiricidir. 

Kullanılması: 
a) Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapılma-mıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Gilaboru yerine göre daha etkili olan başka bitkiler kullanılmalıdır. Örneğin adet anormalliklerine karşı Hayıt, Kadın kökü, Çörek, Hodan, Işıldak ve Gökçek İksiri daha etkilidir.
b) Gilaboru kabuğu genellikle Homeopati’de kullanılır ve bunun hazır-lanması ancak uzmanlarca yapılabilir. Gilaboru kabuğu başta kadın hastalıklarından; ağrılı, sancılı ve kramplı adet görme, rahim ve yu-murtalıklardaki kramplarını (sinirlerin çekilmesi, kasların büzülmesi) çözer. Rahim ve yumurtalıklardaki krampların gevşemesi ile bazı kadınlarda görülen düşükler (çocuk düşürme, abortus) önlenir. Tabiî ki böyle önemli bir durumun Kadın hastalıkları ve Doğum Uzman¬larının gözetiminde olması gerekir. 
c) Gilaboru meyvesinin olgunlaşmış olması gerekir, aksi halde zehirlen-melere neden olabilir. Gilaboru meyvesi genellikle ilk kar düştükten sonra toplanarak yenir veya suyu sıkılarak içilir. 

Çayı: Kurutulmuş ve ince kıyılmış Gilaboru kabuğundan iki kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 250-300ml kaynar su ilave edildikten sonra 5-10dk demlenmeye bırakılır ve sonra süzülerek içilir. 

Homeopati’de: Gilaboru kabuğundan 50gr ince kıyılarak bir şişeye konur ve üzerine 500ml %70’lik Etanol ilave edilir. Güneş ışınlarından uzak bir yerde 4-6hafta bekletildikten sonra süzülerek Homeopati’de <<Viburnum opulus>>ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-4defa 15-20damla alınır. 

Hastalığın belirtileri (semptom): 
1) Ağrılar sırttan bele, oradan da rahime kadar uzanır ve orada biter ise (hamile kadınlarda bunun sonucu çocuk düşürme olabilir)
2) Büyük dermansızlık ve düşüp ölecekmiş gibi his
3) İç organlarda kanama
4) Deride yanmalı, kaşıntılı ve sulu kabarcıklar
5) Çocuk düşürme tehlikesi söz konusu ise
6) Adet çok geç, yavaş ve pis kokulu ise
7) Kramplı, aşağı çeken karın ağrısı ve sanki adet görecekmiş gibi hal
8) Adetle birlikte su gibi ishale yakalanma hali
Bu gibi hallerde Gilaboru tentürü gerekir.

Yan tesirleri: Gilaboru meyveleri ham iken zehirli olup yenmesi teh-likelidir.

B) Amerika Gilaborusu, Amerikanische Schneeball, Viburnum prunifolium
Amerika Gilaborusunun kabukları aynı yukarıdaki Gilaboru kabuğu gibi kullanılır. Fakat meyveleri yenmez zira çok zehirlidir. Yaprakları yumurta şeklinde olup kenarları hafif kertiklidir.

C) Tüylü Gilaboru, Wolliger Schneeball, Viburnum latana
Yaprakları yumurta şeklinde olup alt yüzü tüylü olduğundan tüylü veya yünlü Gilaboru diye de anılır. Zehirli olduğundan bu türün kabukları da meyvesi de kullanılmaz.

Yazar Hakkında

İbrahim Gökçek

Özel kesme teknikleri ile alınan bitkiler çeşitli işlemlerden geçerler. Çabuk bir şekilde etkilerini kaybedebilirler. Genelde bu bitkiler kurutulduktan sonra mümkünse 1 yıl geçmeyecek sürede kullanılmalıdır.

Yorum Gönderİn