Çoban Çökerten, Tribulus, çakır Diken, Cakirdiken, Tribulus Terrestris

PAYLAŞIN

 Tribulus, Tribulus Terrestris, Demirdikeni, Çoban Çökerten
Tribulus Terrestris (Demirdikeni), Çin, Hindistan ve Yunanistan geleneksel tıbbında önemli bir tarihe sahiptir. Kadınlarda doğurganlık, erkek ve kadınlarda empotans ve düşük libido; uzun hastalıklar sonrasındaki yenilenme tedavisi için kullanılmıştır. Sanskritçe’de Gokshura olarak bilinen demirdikeni, Ayurveda’da böbrek ve ürinal sistemle imlenmiş, cinsel gücü ve isteği arttırdığına inanılmıştır. Geleneksel Çin Tıbbı, demirdikenini Ji Li ya da Bai Ji Li olarak adlandırmış ve bu bitki, diğer durumların yanı sıra empotans ve ürinal sistem sorunlarında kullanılmıştır. Tribulusun bir çok çeşidi mevcuttur, içeriklerindeki flavanoidler yüzünden üzerinde çalışılmış olanlardan bir kaçı; T. longipetalus, T. ochroleucus, ve T. Bimucronatus’dur.

İçeriği
Tribulus’un aktif bileşiklerine steroidal saponinler adı verilir. Demirdikeni, yoğun bir besindir ve içeriğinde amino asitler, esansiyel yağ asitleri, C vitamini ve kalsiyum, demir, fosfor ve potasyum vardır. Aynı zamanda, rutin, beta-sitosterol, saponinler ve quercetin gibi bitki kimyasallarına da sahiptir. Demirdikenindeki birincil aktif içerik; furostanol olarak da bilinen saponinlerdir.
Tribulus Terrestris extresinin, LH ‘nin hipofiz bezinden salınımını canlandırdığı görülmüştür. Aynı zamanda, bazı hipogonadal deneklerde, genital bölgelerdeki kılların çoğalması gibi çevresel etkileşimler de söz konusu olmuştur. Protodioscine metabolitlerinin de hafif androjen özelliklere sahip olduğu iddialar arasındadır.

Tribulus Terrestris ve Testosteron
1990’ların ortalarında, Doğu Avrupalı Olimpiyat atletleri Tribulus’un performanslarının artmasına yardımcı olduğunu söylemeleriyle, bitki daha fazla tanınmaya başlamıştır. Bu özel ürün aslında Tribestan ’dır. Bu yüzden Tribulus Terrestris vücut geliştirme dünyasında oldukça iyi tanınır. Araştırmaların çoğu, ürünün üreticisi ve sponsoru tarafından Doğu Avrupa’da yapılmıştır. Araştırmalar, demirdikeni ekstresinin LH (%72 artış), testosteron (%40) ve estradiol (%80 artış) üzerlerindeki etkiyi göstermiştir.

Demirdikeni, protodioscin, dioscin ve diosgenin adlı üç kimyasal bileşik yoluyla etki gösterir. Bu üç kimyasal bileşik, testosteronu vücut için daha hazır ve kullanışlı kılarak, cinsel işlevi arttırır. Bu da, vücuda, daha fazla testesteron üretebilmesi için, lutenizing hormonu üretmesine yardımcı olur.
Lutenizing hormonu, bu işi, erkek yumurtalıkları olan testisleri canlandırarak gerçekleştirir. Tribulus Terrestris, düz kasları gevşetici ve korpus kavernosa’ya doğru kan akışını çoğaltarak çalışır. Gözlenen gevşetici etki, muhtemelen endotel ve sinir uçlarından salınan nitrik oksidin artışına bağlıdır. Düz kaslar üzerindeki gevşetici etkisi, abdominal kolik yararına gelişmektedir.

Tribulus Terrestris, erkek ve kadınlarda, hipofiz bezinde yer alan luteinizing hormon (LH) düzeylerini arttırarak, testosteron düzeylerinde yükselme sağlar. LH, kadın ve erkekte, yumurtalıkları canlandırarak daha fazla testesteron üretimine sebep olur. Kadınlarda daha fazla ostrojen de üretilir. Sağlıklı erkeklere, 5 gün boyunca 750 mg. günlük TriBULUS) LH ve testosteron düzeyleri %72 ve %40 oranında artış göstermişti.
International Journal of Sports Nutrition and Exercise Metabolism Eylül 2000’de yayınlanan araştırma, Tribulus ekstresinin testosteronu ostrojen gibi androjenlere dönüştürmediği rapor edilmiştir. Iron Magazine; tribulus ekstresinin testosteron düzeylerini %30-50 oranında yükselttiğini gösteren Avrupa’daki çalışmalara yer vermiştir. Anabolic Primer göre; günde 500 mg. tribulus terrestris ektresi tüketmek erkeklerde testosteron düzeylerini %50 oranında yükseltmek için yeterlidir. Pharmaceutical Biology de 2008’de yayınlanan bir çalışmada, araştırmacılar, hadım edilmiş erkek fareler üzerinde tribulus’un içeriklerinden furostenol glikosit’in etkileri üzerinde çalıştılar. Çalışmanın 14. gününü takiben serum testosteron düzeyleri yükselmişti ve araştırmacılar tribulus içeriğini afrodizyak olarak belirleyerek çalışmayı bitirdi.

Koroner kalp yetmezliği ile ilişkili göğüs ağrısı tedavisi bu bitkinin en ümit veren faydalarından biridir. China Jilin Medical College ’da 1990’da bir çalışma yapıldı. Koroner kalp yetmezliği’ den muzdarip çalışmaya katılmış hastaların %82’den fazlası Tribulus terrestris saponin’ler ile göğüs ağrılarının tedavi olduğunu bildirdiler.

Tribulus Terrestris Takviyeleri
Bulgarlar yıllarca uygun iklimi ve üretim sürecinde gösterdikleri başarıdan ötürü, en etkili Tribulus’u üretmişlerdir. Ne yazık ki pazar dünyanın dört bir yanından gelen ucuz Tribulus ekstreleriyle şişirilmiş olsa da, pazarda ilk yerini alan Bulgar malı orijinal marka Tribestan hala dünyanın en güçlü ve iyi ürünü olarak yerini korumaktadır. Likit ekstreler, eşit bitkisel parça içerikleri ve baz likit içermesine rağmen, tenturlardan daha konsantre bir yapıdadır. Kuru ekstreler ise, likitlerden daha konsantredir; hap ve kapsül olarak bulunmaktadır. Standartize ekstre, garanti edilmiş aktif içerik taşıdığından, yüksek kalite ürün olarak kabul edilir.

Günlük Doz Ne Kadar?
Tribulus terrestris genellikle yemeklerle birlikte günde üç kez 85-250 mg arası alınır. Bazı ekstreler %40 oranında standartize furostanol saponinler içerdiğinden günde 2-3 kez 115 mg dozlar halinde alınır. Daha düşük konsantrasyonlu aktif steroidal saponinli diğer takviyelerde ise aynı etkiyi görebilmek için daha yüksek dozlarda alınması uygundur.

Yan Etkileri Var mı?
Mide iltihabı, ülser, ciddi sindirim ve karaciğer bozukluğu yaşayaan hastalar üzerinde kontrendikedir. Aynı zamanda gastro-intestinal sorunlara yol açabilir. Prostat kanseri iseniz, ya da psikiyatrik bir ilaç olan Lithium kullanıyorsanız, bu ürünü kullanmamanız gerekir. Cenin ve bebekler üzerindeki etkileri bilinmediğinden hamile ve emziren kadınların da kullanmaması uygundur.

"Yukarıda yer alan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır."

Yazar Hakkında

İbrahim Gökçek

Özel kesme teknikleri ile alınan bitkiler çeşitli işlemlerden geçerler. Çabuk bir şekilde etkilerini kaybedebilirler. Genelde bu bitkiler kurutulduktan sonra mümkünse 1 yıl geçmeyecek sürede kullanılmalıdır.

Yorum Gönderİn