Beyaz Çitkökü, Çitkabağı, İtkabağı, Bryonia Alba

PAYLAŞIN

 Çit kökü, Zaunrübe, Bryonia alba L.

ÇİT KÖKÜ

 
 

Sarmaşık | 2-5m | 6-9 Aylar | Ho,Na | Kökü | Çok Zehirli

Çit kökü, Zaunrübe, Bryonia alba L.
Çit kabağı
İt kabağı
Yabani kabak
Siyah meyveli çit kabağı
Semiz kabak
Bin kulaç
Şeytan şalgamı
Gut kökü
Nikris kökü
Üşütme kökü
Böğür kökü
Çit kabağı
Beyaz Çit kabağı

Familyası: Kabakgillerden, Kürbisgewachse, Cucurbitaceae

Drugları: Çit kökü: Bryoniae radix
Çit kökü tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır fakat çok zehirli olması nedeni ile çayı içilmez. 

Giriş: Çit kökü veya Çit kabağı kabakgillerin bir alt grubu olan Bryoniagillerden olup bu gruba 12 adet çit kabağı türü mevcut olup bunlardan Beyaz Çit kabağı (veya Siyah meyveli çit kabağı); Bryonia alba ve Kırmızı çit kabağı (veya Kırmızı meyveli çit kabağı); Bryonia cretica aynı maksatla kullanılır ve herhangi bir farklılık gözetilmez. İlk defa geniş çaplı araştırma ve tedavi denemesini HAHNEMANN denekleri üzerinde yapmış ve onu 1843’de TRINKS, 1847’de Prof. ZLATAROWICH, 1859’da LEMKE, 1899’da MANKOWSKI ve diğerleri takip etmiştir. Çit kökü romatizma, bronşit ve üşütme rahatsızlıklarına karşı kullanılmıştır. Çit kökü Batı Avrupa’dan Doğu Türkistan’a kadar geniş bir alanda yetişir. 

Botanik: Çit kökü 2-5 m boyunda bir sarmaşık olup çevresindeki duvar, çit, ağaç ve çalı gibi nesnelere sarılarak tırmanır ve geniş bir alanı kaplar. Alt yaprakları el veya yumurta şeklinde diğer yaprakları ise 3-5 loplu, kenarları bütün ve yere yer dalgalı, üst kısmı koyu yeşil alt kısmı grimsi yeşil renklidir. Yaprak diplerinden çıkan helizon (spiral) şeklindeki ipliğimsi yaylarla çevresine tutunur. Çiçekleri topluca bir arada erkek çiçekleri grimsi beyaz veya yeşilimsi beyaz renkli ve uzun bir sap üzerindedir. Dişi çiçekleri ise sarımsı beyaz renkte olup 5 adet ve mızrak şeklindedir. Meyveleri önce yeşil sonra siyah bir renk alır ve 7-9 mm çapında ve küre şeklindedir (Kırmızı Çit kökünün meyvesi ise kırmızı renklidir). Kökleri 30-50 cm uzunluğunda, 10-20 cm çapında sivri bir pancarı andırır şekilde, dışı sarımsı beyaz içi beyaz etli ve suludur. 

Yetiştirilmesi: Tohumları Mart ve Nisan aylarında saksı, çamlık, sera veya yastıklara ekilir ve fideleri Mayıs’ta duvar, çit veya ağaç diplerine ekilir. Çit kökü duvar dipleri, yol kenarları, çalılıklar, seyrek ormanlarda kireçli veya killi topraklarda daha gür yetişir. 

Hasat zamanı: Çit kabağının kökleri çiçek açmadan önce veya sonba-harda yaprakları solduktan sonra sökülerek yıkanır, dilimlenir veya şe-ritler şeklinde ayrılarak kurutulur. Şayet tentürü yapılacak ise taze olarak kullanılır.

Bileşimi: Çit kökünün bileşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz;
a) Cucurbitacin türevleri; %0,05-0,5 arasında olup bunların en önemlileri; Cucurbitacin, B,D,E,I,J,K ve L 23,24-Dihidrocucurbitacin, B ve E ve de 1,2,23,24-tetrahidrocucurbitacin, I ile bunların mono; ve diglikozlarını içerir. (Cucurbitacin E için cırtatana bak)
b) Triterpenasitlerden; Bryonolasit ve Bryocumarasit
c) Proteinlerden; Bryodin-L, Bryodin-R ve Bryodiofin
d) Ayrıca Sterol türevleri, Saponinler, Lektinler, Reçine, Tanin, Kolin ve az miktarlarda Uçucu yağ (Eterik yağ) içerir.

Araştırmalar: Çit kökü ekstresi veya tentürü ile hayvanlar ve insanlar üzerinde bir düzine araştırma yapılmıştır fakat bu araştırmalar istenilen ölçüde olmayıp daha geniş çaplı araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
1) J.Kopona, E.Jereczek-Morawska, A.Matuszkiewicz, T.Nozarewicz ve ekiplerinin 1966’da fareler üzerinde Çit kökü ekstresi ile kanserli urlara karşı tedavi denemesi yapmışlar ve kanserli urların büyü¬me¬sini ve çoğalmasını önlediğini ve hatta zararsız hale getirdiğini tespit etmişlerdir. Fakat çok zehirli olması nedeni ile henüz nasıl kullanıla-bileceği konusunda yeni bir metot geliştirilememiştir. (H.H.B.IV.576)
2) Ermenistan’dan G.S.Vortanian, G.K.Parsadanian, K.G.Karagezian ve ekipleri Çit kökü ekstresi ile kemeler üzerinde tedavi denemeleri yapmışlardır ve neticede Çit kökü ekstresinin kandaki şekeri dü-şürdüğü tespit edilmiştir. (ZP.4.99.220)
3) Bileşiminde Çit kökü tentürü de bulunan bir damlada (Rheumeda) ile kronik Poliartritise karşı tedavi denemesi yapılmış ve iyi netice elde edilmiştir. (Nhp.4.95.498)
4) PIRTKİEN 47 denek üzerinde 1958 yılında tedavi denemesi yapmış ve Çit kökü tentürünün çok sert bir müshil yapıcı olduğu tespit edilmiştir. (O.Leeser.II.281)

Tesir şekli: Kandaki şekeri düşürücü, mukozayı tahriş edici, idrar at-tırıcı, kuvvetli müshil yapıcı ve iltihapları önleyici özelliklere sahiptir.

Kullanılması:
a) Araştırmalara göre romatizmaya karşı kullanılır.
b) Homeopati’de; üşütme rahatsızlıkları sonucu ortaya çıkan grip, menenjit, bronşit, astım, öksürük, pneumonie (zatürre=akciğer iltihaplanması) gibi rahatsızlıklarla siyatik, nevralji, artrit, poliartrit, kas romatizması, boyun, sırt bel ve göğüs ağrılarına karşı kullanılır. Ayrıca karaciğer iltihaplanması, apandisit, ses kısıklığı ve böğür batması gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır. 
c) Halk arasında; romatizma ve nefes yolları rahatsızlıklarına karşı kullanılır.

Çayı: Çit kökü çok zehirli olduğundan çayı içilmez.

Homeopati’de: Çit kökü topraktan çıkarıldıktan sonra yıkanır, ince kıyılır veya rendelendikten sonra 20 gr Çit kökü bir şişeye konur ve üzerine 80 ml %70’lik alkol ilave edilir. Şişe güneş ışınlarından uzakta 4-6 hafta muhafaza edilir. İki günde bir çalkalanır ve bu süre sonunda süzülerek Homeopati’de <<Bryonia>> ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-5 defa 10-15 damla 4-6 hafta süre ile alınır.

Hastalığın belirtisi (semptom): 
1) Hareket edince ağrılar artar, otururken veya yatarken ağrılar azalırsa
2) Eklemlerde şişme, iltihaplanma ve kabarcıklar oluşursa
3) Şarap veya kahve içme arzusu
4) Mukozanın (sümüksü derinin) kuruması, çatlaması ve gaitanın sert olması
5) Sıcaklık bütün hastalıkları ağırlaştırır
6) Tahriş olan ve iltihaplı yerlerde aşırı duyarlılık
7) Midede ağır bir taş varmış gibi ağrı hissetme
8) Yüzü kızarıyor bütün mukozası; boğaz ve yutağın kuruması
9) Sıcakta nefes darlığı çekiyor ve soğukta rahatlama görülüyorsa 
Bu gibi hallerde Çit kökü tentürü kullanılır.

Yan tesirleri: Şayet tarife uyulursa herhangi bir yan tesiri yoktur. Fakat fazla miktarda alınırsa kusma, ishal, bulantı ve baş dönmesine sebep olur. Çit kabağının meyvelerinden 15 tanesi bir çocuğu 40 tanesi de yetişkini öldürebilir.

Yazar Hakkında

İbrahim Gökçek

İlaç olarak bitkilerin kullanımı, Yazılı insan tarihinin öncesine kadar dayanır. İnsanlar tarafından kullanılan baharatlar ve otlar bir çok tıbbi ilaç ve hastalıkların panzehirleri için kulanılmıştır. Bu ot ve baharatların kullanılması gıda kaynaklı patojenlerin tehdidine bir tepki olarak kısmen geliştirilmiştir.

Yorum Gönderİn